Archive for the "Bebekçe Şeyler" Category

2010 Blog Ödülleri’ne Son Dakikada

Posted by: ipek aral kişioğluin 2-3 Yaş, Bebekçe Şeyler Etiketler:
28
Mar

bo_logo

Minik Yaprak’ın Günlüğü blogumuzla geçen yıl 2009 Blog Ödülleri‘ne katılmış ve beşinci olmuştuk. Bu yıl sadece Kaynağım İnsan ile 2010 Blog Ödülleri’ne katılmaya karar vermiştim. Ama bu sabah Aile Kategorisi’ndeki blogların sayısının azlığını gördüm ve bu sayıyı arttırmalıyım dedim kendi kendime. O kadar çok aile blogu var ki, sanırım kimsenin BÖ! 2010′dan haberi yok. Bunun üzerine benimle bağlantılı özellikle annelere ulaşabilir ve onların da katılımını sağlayabilir düşüncesiyle Minik Yaprak’ın Günlüğü blogumuzun kayıdını bu sabah yaptım.

Hayırlı olsun :D

nightgarden

Yaprak’ın hayatında ilk takip ettiği çocuk programı olarak tarihe geçti; Gece Bahçesi ... bayılıyor izlemeye. Başlayınca mutluluk içinde kendisini koltuğa atıyor ve gözlerini ekrandan ayırmıyor. Şarkı çalıdışında eşlik ediyor, kafasını sallıyor. Onların çıkardığı sesleri bazen taklit ediyor.

TRT Çocuk’da öğlen saat 12:30 ve gece saat 21:00′de iki defa yayınlanan Gece Bahçesi’ndeki karakterler çok değişik: Tombliboos, Igglepiggle, Upsy Daisy, Makka Pakka, Pinky Ponk,Haahoos, Ninky Nonk, PontyPines. Programı nasıl bilinçli tasarladılarsa bana hiç ilginç gelmeyen karakterler Yaprak’a çok hitap ediyor. Belki takip etmesi kolay, belki çok renkli … bilemiyorum ama herkse tavsiye ediyorum :)

Şeker Bayramınız kutlu olsun :)

Posted by: ipek aral kişioğluin Bebekçe Şeyler Etiketler:
20
Eyl

seker-bayrami

Şimdi okullu olduk !

Posted by: ipek aral kişioğluin Bebekçe Şeyler Etiketler: , ,
15
Eyl

lara ve minaMina, Lara ve Tuğşe Erik

Dün kuzenler Lara ve Mina okula başladı. Onlara hayırlı olsun diyoruz ve bütün öğrenim hayatlarının çok çalışarak, öğretmenlerinin sözlerini dinleyerek, arkadaşları ile iyi anlaşarak başarı ve mutluluk dolu geçmesini diliyoruz … Darısı Yaprak’ın başına :D

Merve hanımOrta Oyun karakterileri Suat Veral standı

Geçen hafta bayağı bir vakdimizi ailece Beyoğlu tarafında geçirdik. Bu ziyaretlerimiz arasında Taksim Gezi Parkı’nda açılan Altın Eller El Sanatları fuarını da gezmeyi ihmal etmedik. Birbirinden güzel, değişik el sanatları örnekleri arasında doğrusu bizim en çok ilgimizi Suat Veral’ın yaptığı Orta Oyun karakterleri oldu.

Elbet Orta Oyun deyince insanın aklına hemen Karagöz ile Hacivat geliyor. Ama onların yanında onlarca farklı karakterle de tanışabiliyorsunuz standda. Karakterleri oynatma çubukları ile beraber alabileceğeiniz gibi, tef veya çerçevelenmiş olarak da çeşitler bulabiliyorsunuz.

Standda görevli Merve hanım sizi güleryüzü ile karşılıyor ve sorduğunuz soruları cevaplıyor. Tek dikkat etmeniz gereken konu alışverişte kredi kartı geçmiyor. Ramazan boyunca fuar alanı girişinin hemen sol tarafında bulunan Orta Oyun karakterleri ile mutlaka yakından da tanışın derim. :D

Biri yer, ikisi bakar …

Posted by: ipek aral kişioğluin Bebekçe Şeyler
29
Ağu

sincap

“Biri yer ikisi bakar, kıyamet bundan kopar !! “

:D

Datça Aktur 2008-2009

Posted by: ipek aral kişioğluin Bebekçe Şeyler Etiketler:
2
Tem

datca2009

Aktur aynı, sahil aynı, şezlong aynı, ama ya Yaprak ?? … bir koca yıl geçmiş, Yaprak da büyümüş, adeta genç kız olmuş !!!

cameraYaprak Beşiktaş’ın şampiyon olduğu akşamki yemeğimiz esnasında kaptığı fotoğraf makinasını açıkken yere düşürdü ve kameranın merceği yamuldu. İlhan bir iki itmeden sonra merceği yerine sokabildi ama o günden itibaren kamera düzgün çalışmaz hale geldi. Çalışma düğmesine bastımızda mercek kendi kendine sürekli ileri geri hareket ediyor. Geçen gün bir ufak darbeyle de ben durdurdum hareketi ama bu sefer de ekran karardı. Kısacası çok da emekdar diyemeyeceğim fotoğraf makinamız miadını doldurmuşa benziyor. Böyle aletlerin de tamiri neredeyse yenisi fiyatına çıktığından herhalde kendimize yeni bir makina almayı tercih edeceğiz. :?

dsc05950dsc05955a

Geçtiğimiz günlerde Ufuk Özgül benimle bağlantı kurdu ve Meyve Suyu Endüstrisi Derneği olarak bir gönderimleri olacağını söyledi. Adresimizi istedi. Ben de bir dernek ile iletişimde olmanın sakıncasını görmedim.  Biraz önce Ufuk hanımın bahsini ettiği sepetimiz geldi. İçinde derneğin basın kiti, bültenleri, tanıtım cdsi, farklı markalara ait meyve suları ve bir mug var.

Doğrusu ben meyve sularına karşı oldukça olumsuz yaklaşıma sahibim, en azından iki saat öncesine kadar sahiptim. Örneğin kansorojen madde içermeleri, çürük meyvelerden üretilmeleri gibi.  Fakat bu olumsuz  düşüncelerimin üstüne bir sünger çekmemi istercesine derneğin gönderdiği basın kitinde “Meyve Suyu Hakkında Yanılgılar ve Gerçekler” diye bir bölüm var. Elbette burada bütün ‘yanılgı ve gerçekleri’ yazamam ama en azından benim aklıma gelen yukarıda bahsettiğim kansorojen madde içermesi ve çürük meyvelerden üretilmesi olumsuzluklrına yönelik yazılan doğruları aktarayım.

Meyve sularında kanserojen madde kullanıldığını duydum. Doğru mu?

Meyve sularında kullanılan hiçbir madde kanserojen değildir. Tüm meyve sularına düzenleyici olarak eklenen ve E330 adı verilen sitrik hakkındaki yanlış kanı, bu algıyı yaratmaktadır. Sitrik asit, özellikle portakal ve limon gibi çoğu narenciye meyvesinde doğal olarak bulunan ve diğer adı “limon asidi” olarak tabir edilen bir asittir. Sitrik asit, yanlızca Türkiye’de değil, ABD ve AB ülkelerinde de asit düzenleyici olarak kullanımına izin verilmektedir.

Sitrik asitin diğer bir adı krebs’miş. Bu da kanser anlamına geliyormuş. Bu ne anlama geliyor?
 
‘Sitrik asit’ için kanserojen algısının ortaya çıkması tamamen yanlış olan bir isim benzerliğine dayanır. Vücutta bulunan bir metabolik dönüşüme, ‘sitrik asit döngüsü’ denilmesinin yanı sıra, bu döngüyü keşfeden Alman bilim adamı Ahns Krebs’den dolayı, ‘krebs döngüsü’ adı verilmektedir. Tam anlamıyla bir isim benzerliği olarak ‘krebs’ Almanca’da ‘kanser’ anlamına gelir. İşte bu nedenledir ki, rastlantısal şekilde isim benzerliği nedeniyle, ‘sitrik asit’ ile ‘kanser’ ilintilendirilmiş ve algılara yerleşmiş. ‘Sitrik asit’ sadece, çoğu meyvede doğal olarak bulunan bir asit çeşididir.
(http://nobelprize.org/nobel_prizes/medicine/laureates/1953/krebs-bio.html)

Meyve suyu üretiminde çürük meyve kullanıyor musunuz? Eğer kullanılmıyorsa, nasıl bir denetim uygulanıyor?

Meyve üreticisi tarafından, meyve suyu yapımında işlenmek üzere fabrikaya getirilen meyveler arasında henüz tam olarak olgunlaşmamış (ham) ve/veya çürük meyveler bulunması doğaldır. Bu durum dikkate alınarak, fabrikaya gelen meyvelerin geçirildiği ilk işlem, ayıklama işlemidir. Bu aşamada, çürük ve olmamış meyveler ayıklanır ve ardından iki kademeli yıkamaya tabi tutulur. Bu işlem gereği gibi yapılmadığı takdirde, bu durumu çok kolaylıkla tespit etmek mümkündür. Çürük ve küflü meyve kullanarak üretilmiş meyve suyu, gıda kontrol laboratuarında patulin analizi adı verilen denetleme çalışması ile kolayca saptanabilmektedir. Üretimde bir kural vardır. İşçilere denir ki; kendi yiyemeyeceğin meyveyi asla banttan geçirme!

Meyve sularına ait diğer birçok konudaki sıkça sorulan sorulara buradan ulaşabilirsiniz.
Ben şu an evde Yaprak’a taze meyve suyu, sebze suyu sıkarak içirmekteyim. Ama sokağa çıktığımızda su ve ayran dışında içirecek birşey bulamamaktan da yakınıyorum hep. Herhalde biz de artık yavaş yavaş hazır meyve sularından içemye başlayabiliriz :)

Bir Bebeğimiz Olacak !

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş, Bebekçe Şeyler Etiketler:
20
May

dsc05760

Üç gün önce camımızın önündeki boş saksıya yuva kurmaya başlayan ve isimlerini Türkan ile Çağdaş koyduğumuz kumrularımızın artık bir de bebekleri olacak. Dün Prof. Dr. Türkan Saylan’ın cenaze töreninden eve döndüğümüzde saat sekize gelmişti. Üç gündür öğlen saatlerine kadar yuvalarını yapmak için uğraşan kumrularımızı akşamın sekizinde karşımızda görünce şaşırdık ve çok sevindik. Sevindik çünkü sabah pis bir karganın saldırısına uğrayan Türkan erkenden uçup gitmişti. Herhalde bir karganın arkasından tarih boyunca benimki kadar sövülmemiştir.

Türkan’ı rahatsız etmemek için camı bile kapatmadık. Ancak Yaprak durumun hassasiyetinden pek anlamadığı için bir anda kanepenin üstüne attı kendini ve kumrumuzu ürküttü. Türkan bir iki hareket etti ve kanatlanıp gitti. Onun gidişiyle ilk başta Yaprak’ı bir azarladım. Sonrasındaysa yuvaya dikkatlice baktığımızda artık iki değil üç kumrumuz olacağını anladık. Hem büyük şaşkınlık, hem mutluluk, hem de bir parça panik durumu yaşadık. Acaba bu yumurtanın sıcak tutulması gerekmez mi? Türkan uçup gidince yumurtayı kim ısıtacak? Ama kumru tavuk değildi ki kuluçkaya yatsın !? Belki de karga kumruyu gördüğünde altındaki yumurtayı almak için saldırıyordu. Kumru olmayınca tek başına yumurtaya gelmezdi karga, acaba Türkan bir daha ne zaman gelecekti çünkü sabah kalktığımızda yoktu …

İşte şimdi böyle bir sürü sorular, teoriler içerisinde yumurtamızı gözlüyoruz ve ne olacak diye bekliyoruz çünkü beklemekten başka bir çaremiz olmadığını düşünüyoruz.

Bugün Anneler Günü

Posted by: ipek aral kişioğluin Bebekçe Şeyler Etiketler: , ,
10
May

ipek23b2ipekyap-225x300

Yaprak’ı kucağıma alınca anladım,
Anne olmak,
tüm zamanlara yayılmak,
kendi nefesinden önce evladınınkini düşünmek,
kendi mevcudiyetinden çok onunkini var kılmak demek.

Annemle izdüşümümüzün ardındaki bebeğim Yaprak,
benim için merak etmek, izlemek ve çalışmak,
kaçınılmaza saniye saniye yaklaşarak
belki de gün geldiğinde kıyasıya çatışmak,
nihayetinde başta insan, sonra kadın
ve en değerlisi bir anne olarak
onu koşulsuz sevmek demek.

Ben anneler günümü Yaprak’ın doğumuyla beraber
aslında hergün yaşadım.
Annemin anneler gününüyse biraz önce telefonda kutladım.
Annemle ben çok mu aynıyız, yoksa bambaşka mıyız
hiç anlayamadım
ama bir nüans var ki,
birey olmak duygusunu
ben onun sayesinde öğrendim ve yaşadım.
Teşekkür ederim sevgili ANNEM.
Bugünün, bir kere daha, buradan kutlu olsun.

pinarsutBugün Nevra bana bir link göndermiş. Anneler ve çocukları üzerine çok hoşuma giden bir web projesi geliştirmiş Pınar Süt Çocuk. Bu projede anneler, hem kendi anneleri, hem de çocuklarına ait fotoğrafları siteye yükleyerek kısa bir film yapabiliyorlar. Ben de derhal fotoğraf arşivimden birkaç kare seçip kendi filmimizi oluşturdum. Bu linke tıklayarak isterseniz Sertap Erener’in güzel sesi eşliğinde bizim kısa filmimizi seyredebilirsiniz, isterseniz de siz kendi çalışmanızı yapabilirsiniz. Laf arası biz Pınar Çocuk Sütü içmiyoruz ama bu kampanyalarına seve seve katıldık :)

dsc04353dsc04350dsc04352dsc04351dsc04506

Evvelsi gün Yaprak’la Beşiktaş’daki Kabalcı Kitapevine girdik. Etrafta dolaşırken birden gözüme büyük paketler içindeki Disney karakterleri çarptı. “Ne kadar tatlılar, ne işe yararlar ki?” diye bakarken  bunların duvar dekorasyon malzemesi olduğunu anladım. Arkalarındaki yapıştırma bantları sökülünce büyük boyutları ile Yaprak’ın odasının duvarlarında çok güzel durabileceğine kanaat getirip hemen bütün paketleri asılı oldukları yerden çıkardım ve kasaya gittim.  Şimdi tatlı denizkızı, Mickey Mouse, Sinderalla, Goffy, minik dalmaçyalı ve Daisy Yaprak’a odasında arkadaşlık ediyorlar. Ehh, şöyle bakıldığında koleksiyonumuzda önemli bir eksik var; Donald Duck … artık en kısa sürede onu da bulabilmek dileğimizle :D

I Love Your Blog

Posted by: ipek aral kişioğluin Bebekçe Şeyler Etiketler:
12
Şub

blog

Bu akşamüstü İlhan telefon açtı ve bizi çok mutlu eden bir haber verdi. Eş zamanlı olarak ben 14 aylık bebeklerin gelişimi üzerine blogumuza çeviri yaptığım için sevgili Asuman’ın bize gönderdiği mesajı görememiştim. Derhal anasayfamızı açtım ve mesaja ulaştım. Asuman ve minik Ela “Minik Yaprak’ın Günlüğü”nü en sevdikleri yedi blogdan biri olarak seçmişlerdi. O kadar sevindim ve heyecanlandım ki anlatamam. Hemen teşekkür mesajımızı Bizim Bebeğimiz’e bıraktıktan sonra Yaprak’la benim listemizi oluşturmak üzere zorlu çalışmalara başladım.

“I Love Your Blog” bir oyun. Oyunun kurallarına gelince:

1. Seni ödüllendiren blog yazarının linkini vermek,
2. Bu ödülü başka 7 ( benim link sayım 8 8) ) blog sahibine linklerini vererek göndermek,
3. Seçilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmek.

Ve işte bizim listemiz :

1. Çocukla Çocuk

2. Can’ım

3. Minik Mucize Arda Akalın

4. KEO’s Zone

5. Mon Petit Chou

6. Şekerrenk

7. Bekir Mert

8. Canım Kızlarıma

Benim listem sekiz blogdan oluştu. Eh, şimdi sıra geldi listemizdeki blog dostlarımızı haberdar etmeye :)

Mark Parisi’den Bebek Karikatürleri

Posted by: ipek aral kişioğluin Bebekçe Şeyler Etiketler:
18
Ara

1999-08-05

“Vay be, bugünlerde de herşey kordonsuz “
1998-04-18
BATMAN’nin Annesi

2001-06-06

“ACİL DURUMDA SUYU KIRIN”

birth06

“Aslına bakarsanız bay Nortz, sizin GÖBEK KORDONUNU kesmeniz gerekiyordu”
dad09
“Benim parmağımı dişlemeyi tercih ediyor. Onun üzerinde güçlü, yatıştırıcı etkim olmalı…”