Posts Tagged "12 aylık bebek gelişimi"

pridejoyanim5a1Soru : 7-12 aylık bebeklerin genel becerilerinin gelişim süreçi nasıldır ?
Cevap : 7-12 aylık bebeklerin gelişim sürecini aşağıdaki tablodan takip edebilirsiniz.

Child’s Age
Ana Beceriler Skills (bütün bebekler yapar)

Gelişen Beceriler  (bebeklerin yarısı yapabilir)

Gelişmiş Beceriler (az sayıdaki bebek yapabilir)
7aylık
• Desteksiz oturabilir.
• Objeleri kendisine doğru çeker.
• İleri uzanır, sürünmeye başlar.
• Anlaşılmaz şekilde geveler, konuşur gibi sesler çıkartır.
• Yabancılara karşı tepki göstermeye başlar.
• Güle güle deyince el sallar.
Bir yere tutunarak ayakta durabilir.
• Objeleri birbirine çarpar.
• Objelerin varlığını anlamaya başlar.
8 aylık • Doğru kişilere olmamakla beraber “baba”, “dede”, diyebilir.
• Objeleri elden ele geçirebilir.
• Bir yere tutunarak ayakta durabilir.
• Sürünür veya emekler
• Objeleri işaret eder.
• Saklı objeleri arar.
• Ayağa kalkmak için kendini çeker, dolaşır.
• Yerden parmakları ile kavradığı şeyleri alabilir.
• İsteklerini jestleri ile belli eder.
9 aylık • Bir yere tutunarak ayakta durabilir.
• Anlaşılmaz şekilde geveler, konuşur gibi sesler çıkartır.
• Objelerin varlığını anlar.
Mobilyalara tutunarak etrafta dolaşır.
• Elle tutulabilen bir kaptan içebilir.
• Parmakları ile yemek yer.
• Objeleri birbirine çarpar.
• Cee-e gibi oyunlar oynar.
• Doğru kişilere “dede”, “baba” der.
10aylık • Güle güle diye el sallar
• İki parmağı kavradığını alabilir.
• Karnı yukarıda rahatça emekler.
• “Dede”, “baba”,”anne” yi doğru kişiye söyler
• İsteklerini jestleri ile belirtir.
• Kendi başına birkaç dakika ayakta durabilir.
• Objeri bir kabın içine koyabilir.
11aylık • “Dede”, “baba”,”anne” yi doğru kişiye söyler
• Cee-e gibi oyunlar oynar.
• Kendi başına birkaç saniye ayakta durabilir.
• Etrafta dolanır.
• “Hayır” ve diğer başka basit talimatları anlar
• Objeleri kap içine koyabilir.
• “Baba”, “dede”, “mama” dışında bir kelime daha söyler
• Ayakta durur pozisyondan eğilir pozisyona geçebilir.
12aylık Başkalarının hareketlerini taklit eder.
• İsteklerini jestleri ile belli eder.
• Birkaç adım atar.
• “Baba”, “dede”, “mama” dışında bir kelime daha söyler
• Yanlız başına yürüyebilir.
• Renkli bir kalemle karalama yapabilir.
• “Baba”, “dede”, “mama” dışında iki kelime daha söyler

Kaynak : Bebycenter.com

Tags: , , , , ,

Yılbaşına Özel

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
1
Oca

dsc03210adsc03198a

Akşam olunca, yılbaşı gecesine özel, sevgili dostum Ayşe Musal’ın Yaprak’a yaşgününde aldığı pijamayı büyük bir keyifle giydirdim bizimkine. Pijamanın kumaşı bu soğuk kış günleri için biraz ince olduğuna karar verdiğimden, boncuğun içine külotlu çorabını giydirmeyi de ihmal etmedim. Minik ponpon üstüne farklı birşeyler giydiğinin farkındalığıyla değişik bir eda ile yürüyerek odadan çıktı. Tabii fırsat bu fırsat diyerek ben kaptığım gibi fotoğraf makinasını başladım çekime. Ama Yaprak o kadar hareketliydi ki, doğru dürüst birşeyleri yakalamak çok zor oldu.

Bir ara hepimiz kendi işlerimizle meşgulken, yani gözümüz böcekten uzaklaşmışken ortalık sessizleşti. Bebekli bir evde sessizlik hiçbir zaman hayıra alamet değildir. Bunu defalarca tecrübe etmiş olmamıza rağmen İlhan’da ben de aynı hataya yine düştük ve sonunda karşımızda üstünü başını ve yerleri bebek yağına bulamış bir bebek bulduk. Pijamanın altı çıktı, eller dirseklere kadar yıkandı ve Yaprak babası ile içeri yollandı. Zavallı anne ise yılbaşı gecesi, iki büklüm yerdeki yağları temizledi, temizledi, temizledi. …. :(

dsc03224adsc03233a

Tags: , ,

Soru : 12 aylık bebeklerin zihinsel ve fiziksel gelişim süreci nasıldır ?
Cevap : Maddeler halinde sıralayacak olursak;

1. İlk adımlar

Bebek gelişimindeki bu en önemli geçiş bugün yarın gerçekleşecek. Sonunda bebeğiniz kendi başına ilk adımını atacak. ( Eğer ilk adım gerçekleşmezse üzülmeyin, bazı bebeklerin yürümesi birkaç hafta veya ay daha alabilir. ). Eğer bütün bebekler gibiyse, sizin küçüğünüzde parmaklarının ucunde ve ayakları dışa dönük atacak ilk adımlarını. Fotoğraf makinanız hep hazır olsun.

2. Yeni oyunlar

Bebeğiniz ana motor becerileri üzerine ( ör : başparmağı ile işaret parmağı ile objeleri tutabilmek ) ustalaşmanın sonrasında giderek daha büyük kas gruplarını çalıştırmaya başlayacak. Bu dönimde bazı bebekler iki ile beş dakika arasında sakin, konsantresyon gerektiren aktiviteler yapabilirken, sizin bebeğiniz daha gürültülü oyunları tercih edebilir.

Sizin çocuğunuz büyük ihtimalle birşeyleri itmenin, atmanın, herşeyi düşürmenin eğlenceli olduğunu düşünür.  Size bir oyuncak verirken, onu geriye alabilir. Ayrıca oyuncaklarını büyük sepetlere koyup ardından sepeti devirerek oyuncaklarını etrafa saçmayı çok sever. Bu tip oyunlar için küp bloklar, kutular, biribirinin içine konulabilen oyuncaklar idealdir. Bu oyuncakların çarpıştığında çıkan seslere çocuğunuz bayılır.

3. Uyku zamanını kolaylaştırmak

Bebeklerin gündüz kestirmeleri ebeveynler dinlenmek ve enerji toplamak için en büyük lükstür. Ancak birinci yılını dolduran bebekler gündüz kestirmelerini reddetmeye başlayabilir. Sadece bu kadarla da kalmayıp, bebeğinizin gelişen özgür karakteri geceleri yatak zamanını da zorlaştırabilir.

Bu dönemde iyi kurgulanmış bir yatak zamanı rutini örneğin bir banyo veya masal okuma aktivitesi ve hafif bir kalsik müzik bebeğinizi rahatlatıp, uykuya hazırlayabilir. Bu rutinde ebeveynler görevleri paylaşabilirler. Siz banyo yaptırırken, eşiniz masal okuyabilir ardından siz bebeğinizi yatağına koyabilirsiniz ve zaman zaman eşinizle görevlerinizi değiştirebilirsiniz.Veya evinizde eğer bir bakıcınız var ise onu da bu rutinin bir parçası olarak aranıza alabilirsiniz. Böylece zaman içinde çocuğunuz bu rutini öğrenecek ve sizlere bağımlı olmaktan çıkacaktır.

4. Kaşık kullanmak

Bu ay itibariyle bebeğiniz kendisini bir kaşık yardımıyla beslemeye başlayabilir ama tabii ki bu beslenme mükemmel olmayacaktır. Kaşık kullanmak bebeğinizin el – göz koordinasyonunu geliştimede en iyi yollardan biridir. Her zaman hazırladığınız yemekten daha az tabağına koyun ve onu kaşıkla başbaşa bırakın, biraz etrafı batıracaktır ama bu çok da eğlenceli olabilir. Kameranızı hazırlayın.

5. Güle güle demek zor

Bebeğiniz sizden ayrılmak konusunda büyük sıkıntı yaşıyor olabilir. Bu çok doğal: sizi seviyor ve siz gidince üzülüyor

Bu üzüntüyü azaltabilmek için bakıcınızın daha erken gelmesini isteyin. Böylece bebeğinizin geçiş süresine adaptasyon için daha  bol zamanı olacak. Bu arada ayrılırken bebeğinizle uzun uzun vedalaşmayın. Veda öpücüğünüz ardından ağlayacak olan bebeğiniz, siz ne kadar hızlı olursanız, gidişiniz ardından o kadar çabuk yatışacaktır.

Sürekli bebeğinizin etrafında olmazsanız, o da zaman içinde kendisini daha bağımsız hissedecektir. Tabii ki sizin her zaman etrafında olduğunuzu ve size güvenebileceğini de bilecektir. Örneğin o başka bir odada ise bırakın biraz yanlız kalsın.

6. Akşama yemekte ne var ?

Bebeğiniz artık bir yaşında. Bağışıklık ve sindirim sistemi gelişiyor, kuvvetleniyor.

Eğer ailenizde alerjik durumlar yaşanıyorsa bebeğinizi bir doktorun danışmanlığı ile yeni besinlerle tanıştırın ve özellikle aşağıda listelenmiş besinler ile 2-3 yaşına gelene kadar dikkatli olun.

Bebeğinizle tanıştırabileceğiniz ve onun damak tadına katabileceğiniz besinler ;

  • İnek sütü
  • Mısır
  • Buğday
  • Turunçgiller
  • Küçük meyveler
  • Bal
  • Yumurtalar
  • Kabuklu hayvalar – deniz ürünleri
  • Fıstık, fındık, badem, vs.

7. Dil hakkında daha çok öğrenmek

1 yaşına gelen bebeğinizin kelime haznesi “baba”, “dede”, “mama” gibi bir iki kelimeyi geçmemekte, bunlar dışında da çoğunlukla sanki yabancı bir dili konuşuyormuşcasına hecelemeler ve sesler çıkarmaktadır.

Şu an itibariyle bebeğiniz jest ve minikleriniz ile desteklediğiniz basit sorularınıza, talimatlarınıza tepki veriyor. Örneğin ağzınızı göstererek “Senin ağzın nerede?” veya ilgili objeyi göstererek “Bana arabanı verir misin?” gibi sorular, isteklerde bulunabilirsiniz. Bebeğiniz de size kendi yolu ile kafasını hayır şeklinde sallayarak veya farklı jestleri ile cevap verebilir.

Artık bebeğiniz kelimeleri anladığı için ona iyi alışkanlıklar öğretebilirsiniz. Ona “lütfen” ve “teşekkür ederim” in anlamlarını anlatmaya çalışın. Başlangıçta fazla tepki vermese, anlamasa bile ilerleyen dönemde hiç beklemediğiniz anda sizin lütfeninize yüreğinizi eritecek derecede olumlu cevaplar verebilir.

8. Objeleri isimlendirmek

Bebeğinizin objeler ve onların isimleri ile bağlantıları kurabilmesi için yardım etmek size bağlıdır. Siz ne kadar yardım ederseniz bebeğinizin kelime haznesi o kadar çabuk gelişir.

Bebeğiniz ile sürekli konuşun, objeleri etiketlendirin. Basamak çıkarken onları yüksek sesle sayın, manavın önünden geçerken meyve ve sebzeleri göstererek renkleri ile birlikte söyleyin. Bebeğinize resimli kitap okurken bildiği objeleri göstermesini isteyin.

Onun görüşüne başvurun: Ona kırmızı mı, mavi mi çorap giymek istediğini sorun. Veya arabası ile mi, küpleri ile mi oynamak istediğini sorun. Size cevap vermese bile bebeğiniz bu yolla kelimeleri ve sosyal bağlantıların ritmini öğrenir.

9. Bebeğinizin bir birey olduğunu unutmayın

Bütün bebekler birbirinden farklıdır ve herbirinin kendi gelişim süreci vardır. Bütün göstergeler şimdi olmasa bile yakında her bebeğin belirli gelişim evrelerinden geçtiğini işaretler. Eğer bebeğiniz prematüre doğdu ise, gelişim evrelerini biraz daha geç takip edeceğini sakın unutmayın. Eğer bebeğinizin gelişine dair cevaplandırmadığınız bir sorunuz var ise mutlaka doktorunuza başvurun.

Kaynak : Babycenter.com

Tags: , ,

Yaprak Küpleri Üstüste Koydu :)

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
29
Ara

dsc03163dsc03166

Yaprak’ın uzun süredir farklı tipte küp oyuncakları var. Sünger küpleri ile etrafta atmak, ısırmak ve eğer ben üstüste dizersem devirmek şeklinde oyunlar oynuyordu. Üçlü küp setinin üstünde ise farklı fonksiyonlar var. Hayvan resimleri, hareketli tuşlar, vs.

Bugün Yaprak küpleri ile kendi kendine oynarken ona takılayım dedim, yanına oturdum. Üçlü küp setindeki tuşlara basmaya başladım. Derken Yaprak benim elimden küpü kaptı ve pat diye diğer küpün üstüne koydu. Ardından üçüncü küpü alıp diğer ikisinin üstüne koymaya çalıştı. Başaramadı. Ama olsun. Benim ilk defa şahit olduğum bu “küpleri üstüste koyabilme” gelişmesi beni çok sevindirdi. Hemen fotoğraf makinasını kaptım. Bizimki çok şımardı flaşlar patlarken ve tabii ki küpleri birden kenara fırlattı, her zamanki gibi kameraya saldırdı.   :)

Tags: , ,

Yaprak’ın 12. ay kontrolü

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
27
Ara

media_cardblackberrypicturesimg00159-20081227-1154media_cardblackberrypicturesimg00175-20081227-1203

Bugün Yaprak’ın 12. ay kontrolü için doktorumuz Nazmi Ataoğlu’na gittik. Bu ay su çiçeği aşımızı olacaktık. Minik kedicik doktor kontrolünü hiç sevemedi, seveceğe de benzemiyor. Elbet kimse aşı olmak istemez ama daha masanın üstüne konur konmaz da ağlamaya başlanmaz doğrusu. Kontrol için beklerken etrafa gülücükler saçan, akranlarıyla el, kol hareketleri ve  garip garip sesler çıkartarak iletişim kuran Yaprak, doktor odasından içeri girince huzursuz, mızmız, mutsuz bir bebeğe dönüşüyor.

Kontrolde herhangi bir olumsuzluk olmadığını öğrendik, sevindik. Kilomuz 10,5 kg olmuş. Boyumuz aynı; 77,5 cm. Artık patlıcan, bakla, bamya dahil herşeyi yemek serbest. Gelecek ay, 17 Ocak’daki 13. ay kontrolümüzde aşı serisinin sonuncusunu olacağız ve sonrasında 18. aya kadar küçük kuşun canı bir daha yanmayacak. Her ay gittiğimiz kontrollerin sıklığı da üç ayda bire düşecek.

Tags: ,

Yaprak Ofis Keşfinde

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
26
Ara

dsc00402dsc00404

Dün havanın soğuk olmasına rağmen gökyüzündeki yalancı güneş bizi sokağa çıkmak için ikna edebildi. Sıkı sıkı giyindik ve Nişantaşı’na doğru yürüyüşümüze başladık. Aslen mutfak alışverişi yapmamız ve bankaya uğramamız da gerekiyordu ama bütün bu gerekliliklerden önce bir de babamıza “merhaba” diyelim istedik. Harbiye’deki ofisine doğru yüzümüze yüzümüze esen keskin rüzgara karşı yürüyerek yöneldik.

Ofisin içinde bir aşağı, bir yukarı rap rap rap dolanan Yaprak Hanım bu değişik mekanı kendince keşfetti, biraz yerlerde yuvarlandı, masaların üstüne çıktı. İş saatlerindeki ziyaretimizi fazla da uzatmadan bütün ofis çalışanlarına veda ederek babamızın yanından ayrıldık. Sonrasında ilk bankaya uğradık, ardından Migros’a. Etler, sütler, yoğurtlar, meyveler, abur cubur derken her zamanki gibi elimiz, kolumuz, pusetimiz dolu, adeta yuvarlanırcasına eve gittik.

dsc00413

Tags:

Yaprak’ın Annesine Ruj Şoku

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
21
Ara

dsc03100adsc03090a

dsc03113adsc03105a

Sakin bir pazar günü geçiriyorduk. İlhan her zamanki gibi ofiste, ben bilgisayar başında, Yaprak ise yanımda oyuncakları ile oynuyordu….du. Bu küçük canavar ne ara gelmiş, çalışma masamın çekmecesindeki, ne zaman koyduğumu unuttuğum rujumu bulmuş, almış, kapağını açmış, yerde emekleye emekleye ( gerisinde halı üzerinde bıraktığı yoğun izlerden anlaşılıyor) kanepe kenarına gitmiş ve orada operasyona bütün yoğunluğu ile girişmiş ?

Ben de saf saf  “ay ne güzel sessiz sessiz oynuyor” diyordum içimden. Ama birden şeytan dürttü, bir bakayım dedim bizimkine. Kafamı dalgın dalgın çeviriken ilk başta hemen  sağ omuz altındaki kahverengi-kırmızı izleri gördüm. Gözlerimi kısıp, dalgın halimden silkinip “Bu da ne?” diye fısıldadım kendi kendime. Biraz daha kafamı çevirdiğimde halı üzerindeki izleri farkettim. İzleri takip ettiğimde ise karşıma şu yukarıda görmüş olduğunuz haylaz böcek çıktı !. Bir an ne yapacağını bilemez halde “nereden buldu çikolatayı?” diye ellimi alnıma koydum. Ama yanılıyordum, felaket sandığımdan çok daha kötüydü. Sözkonusu “renk” kaynağının burnuma gelen kokusunun çikolata değil, ruj olduğunu anladığımda iş işten çoktan geçmişti.  Gülsem mi, ağlasam mı bilemedim. Gittim yanına, eğildim “Ne yapıyorsun sen? dedim sakin sakin, bana baktı ve güldü Yaprak. Ruj kabına sokmuş olduğu o küçük parmağını daha bir ileri itti. Yerdeki ruj katmanını eli ile biraz daha dağıttı. Ben de ona baktım, baktım ve” eh, ne yapalım, bari bu -şahane- anı görüntüleyelim” dedim.

Yaprak rujdan yedi mi bilemiyorum. Ama ellerini, ayaklarını, ağzını, ardından da yerleri temizlemek bayağı vaktimi aldı. Halı ne oldu diye soracak olursanız; halı pazatesi yıkamaya gidiyor. Benim başedemeyeceğim kadar ruja bulanmış durumda çünkü. :)

dsc03114adsc03118

Tags: ,

Yaprak İz Üstünde

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
19
Ara

dsc03056adsc03062a

Bu görüntüler evimizde en sık rastlanabilecek  durumlardan birini sergilemekte. Yaprak iz üstünde diyerek yumuşattığım faaliyet aslında dolap karıştırmak ve içinde ne varsa, ne yoksa yere indirmek. Çalışma masamın içi ağzına kadar dosyalar, kağıtlar, evraklarla dolu dolabı Yaprak hanım sayesinde ilk başta boşaldı. Sonra içi pofuduk oyuncaklarla dolduruldu. Dolayısıyla minik böcek günde siz deyin beş, ben diyeyim on defa bu dolabın içindedekileri dışarı saçıyor, ta ki en dipte her ne varsa ona da ulaşıncaya kadar. E dolap derin olunca da  bizimki yukarıda görüldüğü gibi beline kadar operasyona girişiyor. O kadar komik bir manzara ki bu, sonunda yakalayabildim ve blogumuza ekledim :)

Tags: ,

Yaprak’ın Bisikleti

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
17
Ara

bisiklet-005a

Yaprak’a yaşgününde aldığımız yürüteç-bisikletin “yürüteç” fonksiyonunu bugün itibariyle noktaladık. Yaprak artık bir noktadan diğerine küçük bir robot misalı pat pat pat yürüyor. Bu aşamadan sonra yürüteçe tutunarak dolaşması saçma, hatta yanlış olabilir düşüncesiyle hemen bu renkli büyük oyuncağımızı ikinci işlevini görmesi için sabah Yaprak’la bir operasyon düzenleyerek bisiklete dönüştürdük.

Oyuncağın yeni haline bizimki bayıldı. Her ne kadar iki ayağını yere bassa da henüz kendini itemiyor. İşte böylece itici kuvvet; “anne” olarak ben devreye giriyorum. Evin içinde bir aşağı, bir yukarı iki büklüm vaziyette minik böceği itiyorum. O çok mutlu, benim belim “imdat, imdat” diye bağırıyor !!!

Bir diğer gelişmemiz ise Yaprak’a kelimeleri tanıtma çabam çerçevesinde gelişti. Bu sabah her zamanki gibi kitaplarımıza bakma zamanı geldiğinde Yaprak’a “hadi kitaplarını getir bana” dedim. Bana baktı, sonra döndü kitaplara baktı, ardından kitapların yanına gitti ve birini kaldırarak bana gösterdi. “Evet”, dedim gülerek “getir bana onu”. Getirmedi. Oturduğu yerde açtı, kendi kendine bakmaya başladı. Eh, olsun, bu kadarı da çok olumlu bir gelişme. Kitaplara beraber bakarken ona “muz, bebek, ördek, banyo, araba” dediğimde ilgili fotoğraflara bakıyor ama henüz “göster” dediğimde parmağı ile işaretleyemiyor. Ben işaret ediyorum göstermeyi öğrensin diye. Bütün bu farkındalıklar beni çok mutlu ediyor. Eminim Yaprak’da halinden memnun, büyüyor olmanın keyfini yaşıyor :)

Tags: , ,

Veee Yaprak Yürür :)

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
14
Ara

Bir adım, iki adım derken Yaprak bugün akşamüstü kendini boşluğa gözlerimin önünde bırakıverdi ve benim şaşkın bakışlarımın eşliğinde oturmakta olduğum koltuğa, bana doğru yürüdü. Ben şok olmuş halde sevinç çığlıkları attım, onu çoşku ile kucakladım, öpücüklere boğdum, o ise sanırım birşeyler başardığının farkındalığıyla kollarımın arasında mutlu mutlu çırpındı. :) … ne nefis duygular bunlar …

Tags: ,

Astronot Yaprak

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
11
Ara

Eeee, artık kış geldi, havalar iyice soğudu. Bizim astronot da yeni bir kozmik keşif için önce büyük ciddiyetle tulumunu giydi, soğuk savıcı özel başlığını taktı, ardından uzay pusetine binip, roketleri ateşledi. Yolculuk ne tarafa diye sorarsanız söyleyelim : Anneanne ile dedeye

Anneannemiz bugün ben sinemaya giderken Yaprak’a baktı. Her gidişimizde anneanne Yaprak’a başka bir oyuncak almış oluyor, bizimki de çok seviniyor. Bu seferki hediyen zıplayan uğurböceği idi. Bu arada anneannenin aldığı oyuncaklar onda kalıyor çünkü evimizde böceklerden, küplerden, araç, gereçlerden ve pofuduk oyuncaklardan fazlasıyla mevcut !

Yaprak anneanne ve dedesiyle olmayı çok seviyor, kim nereye giderse onu arkasından takip ediyor. Hep bir konuşmalar, el kol hareketleri, sevinç çığlıkları, arada bir Zeytin’e bulaşmalar, oyuncakları etrafa saçmalar, biraz bisküvi ile elma yemek ve kısa süre kestirmek, işte ben yok iken minik böceğin özetle yaptıkları … yanlız bu sefer Yaprak ben kapıdan çıktıktan sonra huysuzlanmış. Daha önce varlığımı yokluğumu farketmezdi, galiba bu bağımsız tavrı biraz değişiyor. Zaten son günlerde de “anne, anne” diyor. “Efendim” diye cevap veriyorum, bilmiyorum bilinçli mi, değil mi ama çok hoşuma gidiyor. Annem “neden acele ediyorsun ? nasıl olsa hepsini söyleyecek” diyor ama sanki o bana gerçekten “anne” deyince dünyalar benim olacakmış gibi geliyor. :)

Tags: , ,

Dev Balık Leğende

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
11
Ara

mov02788

Yaprak’ın önüne ilk konduğu günden beri oynamayı en sevdiği şeylerden biri oyuncaklarını içine koyduğumuz leğen. Leğen deyip geçmeyin, onun o kadar çok fonksiyonu var ki anlatamam. Kah dönen fincan, kah bir sandalye, kah bir ağırlık, kah bir trompet … Yaprak büyümesinin her aşamasında bu mavi leğene kendi yaratıcılığı doğrultusunda farklı işlevler katmayı başarıyor. Yukarıdaki bu fotoğrafın çekimi öncesinde ilk başta minik böcek leğenin içindeki oyuncakların tepesine oturdu. Herhalde kendi kendine dağa çıktığını falan zannediyor :) Sonra baktı çok dengeli değil bu oturuş, indi oyuncakların tepesinden (çoğunlukla iniş sırasında kayıp düşer ve mızırdanır), bu sefer içindeki oyuncakları tepetaklak yere boşalttı. Ardından girdi leğenin içine oturdu. Bir öyle, bir böyle derken sonunda can çekişen dev bir balık misali yattı leğenin içinde, başladı kıvranmaya. Sağa döndü, sola döndü … baktı rahat edemiyor, doğrulmaya çalıştı … işte çıngar bundan sonra koptu :) Bizimki kalkamadı, ne yüzsütü dönebildi, ne sırtüstü. Başladı çığlık atmaya … işte böylece cankurtaran anne devreye girdi gülerek ve “Azgın! azdın azdın sonunda böyle yan yatıp kaldın …” diyerek onu kucağına alıp sakinleştirdi. :)

2 saniyelik olsa bile bir de filmimiz var fotoğrafın yanında (mov02788) ve gerçekten yaşanan durumu anlatmaya yetiyor :)

Tags:

Kurban Bayramının İlk Günü

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
9
Ara

Yaprak Kurban bayramının ilk günü sabah babaanesi ve büyükbabasına gitti. Orada halası ve iki kuzeni Lara, Mina ikizler ile güzel vakit geçirdikten sonra babasının kucağında uyuklayarak eve döndü. Yaprak’ın uyanması, yemek yemesi giyinmesi derken ancak öğleden sonra saatlerinde anneanne ve dedenin bayramlarını kutlamak üzere yola çıkabildik. Havalar soğuyor. Yol boyunca yüzümüze doğru esen keskin rüzgara karşı yürümek artık eski günlerdeki gibi saatlerce parklarda vakit geçiremeyeceğimizin habercisi.

Anneanne ile dede Yaprak’ı öpücükleri ve sevgi tezahuratları ile karşıladılar. Yaprak’da onlara mutluluk çığlıkları ile cevap verdi. Hemen minik boncuğun oyuncak sepeti ortaya çıktı, bizimkinin onu dağıtması sadece üç beş saniyesini aldı. Ardından teker teker bütün parçaları hatırlamak istercesine elden geçirdi. Bu arada biz de anneanne ile sohbet ettik. E, bu fotoğrafta biri eksik ? …dedemiz ? … peki dedemiz ne yapıyordu dersiniz ? O ise meğerse bizden habersiz salonun öbür ucunda oturtduğu yerden fotoğraflarımızı çekiyormuş. Yukarıdaki fotoğrafta kare ası gibiyiz; Anneanne, ben, Yaprak ve Zeytin, çok tatlı :)

Bu fotoğrafı ise Yaprak’ın sehpa üstünü karıştırma belgesi olarak saklayabiliriz. Anneanne biz gelmeden önce sehpaların üstündeki ve etraftaki kırılacakları kaldırıyor ama eğer kalem, telefon defteri gibi gözden kaçanlar varsa Yaprak bu unutkanlığı hiçbir zaman affetmiyor :)

Tags: , , ,

1. Yaşı Böyle Devirdik !

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
6
Ara

Yaprak’a yaşgünü hediyesini almak üzere bugün öğleden sonra yola çıktık. Hediyemizin ne olacağını üç aşağı beş yukarı ben tespit etmiş ancak alternatifleri görmek de fena olmaz düşüncesiyle alışverişi internet üzerinden yapmaktan vazgeçmiştim.

Alışveriş yapmak üzere uzun süredir gitmediğimiz İstinye Park’ı seçtik. Havadar olduğu için tercih ettiğimiz mekan, büyüklüğüne rağmen o kadar kalabalıktı ki, yazıyı yazarken bile kulaklarımın halen uğuldadığını hissediyorum. Yaprak’a hediyesini almak üzere gittiğimiz oyuncak mağazasında çeşit çoktu. İstediğimiz yürüteç-bisikleti de görünce çok sevindik. Kısa sürede kararımızı verip bir de yanında minik böceğe oyuncak cep telefonu alarak çıktık.

Fotoğrafta da görüldüğü gibi Yaprak hanım adeta bize ne kadar büyüdüğünü ispatlarcasına sık sık pusetinden inerek koridorlarda annesi ile elele yürüdü. Yürüyüşlerinde dev kelebeği ona eşlik etti. Zaman ilerledikçe hepimizdeki yorgunluk arttığı ve kalabalıktan da sıkıldığımız için eve dönmeye karar verdik. Yaprak yolda İlhan’nın kollarında uyuyakaldı. Anneanne ile dede ve Başak Teyzen ile kuzen Eda dışında sevgili arkadaşlarımız  Sevil ve Serpil Dinçer ile Ayşe Musal seni arayarak ve bir sürü arkadaşımız da Facebook üzerinden yaşgününü tebrik ettiler.

Eve döndüğümüzde Yaprak’ı uykusuna devam etmesi için yatırdık. Uyandığında ise onu iki sürpriz bekliyordu.

Minik böcek yaşgünü pastasının üstündeki maytaplara biraz şaşırmakla beraber pastasından da afiyetle yemeyi ihmal etmedi. Annesi ona “İyi ki doğdun Yaprak” şarkısını defalarca söyledi. Bu arada günün önemli anı tabii ki Yaprak’ın yürüteç-bisiklet hediyesi ile buluşmasıydı. Sonrası tahmin edilebilir; başladı evin içinde bir aşağı, bir yukarı, hızlı hızlı adımlarla bitmek bilmez yürüyüş. :)

Tags: , , ,

Yaprak Sabahattin Kudret Aksal İle Elele

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
4
Ara

Bugün Maçka Parkı ile başlayan uzun yürüyüşümüzün son durağı Akaratler üzerindeki Vişnezade Parkı oldu. Parkın içindeki küçük çocuk bahçesini elden geçirip yeni, temiz ve Maçka Parkı’ndakilere kıyasla daha güvenli oyuncaklar koymuşlar. Yaprak salıncağa gün içindeki ikinci binişinden sonra defalarca da  kaydıraktan kaydı. Tabii ki ben onu kaydırağın tepesine oturtuyordum ama sonrasında ayakları ile kendini çekip kayan hep Yaprak oldu. Minik böcek bayıldı bu kaydırak olayına.

Oyuncaklarla bayağı vakit geçirdikten sonra parkın Şairler Sofası olarak ayrılmış ve içinde ünlü Türk şairlerinin heykellerinin bulunduğu kısıma yöneldik Yaprak’la. Ben Şairler Sofası’nı çok severim. Mimari tasarımı Erhan İşözen’e aittir. Yapıtın içinde Melih Cevdet Anday, Sabahattin Kudret Aksal, Behçet Necatigil, Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat, Özdemir Asaf, Şair Nigar Hanım ve Neyzen Tevfik’in heykelleri bulunur. Heykeltraşlar Gürdal Duyar, Yunus Tonkuş ve Namık Denizhan’dır.

Bugün sadece heykellerin yanından geçip gitmek değil, Yaprak’ın da artık onların farkına varmasını istedim. Pusetinden çıkarttım ve ilk olarak onu Neyzen Tevfik’in bankında oturttum. Bizimki çok şaşırdı, gözleri faltaşı gibi açıldı, yanındaki kocaman cisme baktı, “uuuu” diyerek düşüncelerini belirtti. Ardından Sabahattin Kudret Aksal’ın yanına gittik. Artık Yaprak bu koyu yeşilimsi metal adamlara yabancı değildi, güldü ve heykelin açıkta uzanmış elini tutuverdi. Minik böcek el tutma meraklısı zaten :) Neyseki cep telefonumun kamerası çalışıyordu, hiçbir güzel anı kaçırmadım bu sefer :)

Tags: , , , , , , , , , , ,