Posts Tagged "14 aylık bebek gelişimi"

pridejoyanim5aSoru : 13-18 aylık bebeklerin genel becerilerinin gelişim süreçi nasıldır ?
Cevap : 13-18 aylık bebeklerin gelişim sürecini aşağıdaki tablodan takip edebilirsiniz.


Çocuğun yaşı

Ana Beceriler  (çoğunluk çocuklar yapar)

Gelişmekte olan Beceriler  (çocukların yarısı yapar)

Gelişmiş Beceriler  (çok az çocuk yapabilir)
13 aylık • İki kelimeyi beceriyle kullanır (ör:mama, baba,anne, dede)
• Eğilip yerden objeleri alabilir.
• Kendi yansımasını izlemeyi sever.
• Kolu, bacağını kaldırarak giyinmede size yardımcı olur.
• Kelimeleri ve jestleri ihtiyaçlarını ifade etmek için birleştirebilir.
• Topu ileri geri yuvarlar
14 aylık
• Parmaklarını kullanarak yiyecek yiyebilir.
• Eşyaları kaptan boşaltabilir
• Başkalarını taklit eder
• İyi yürüyebilir.
• Oyunlara katılır.
• Sorulduğunda vücudunun bir yerini gösterebilir.
• “Bana öpücük ver” gibi taleplere cevap verebilir.
• Kaşık veya çatal kullanabilir.
• Kapları düzgünce içiçe koyabilir.
• Yürürken oyuncakları itebilir, çekebilir.
15 aylık • Topla oynayabilir.
• Üç kelimeyi düzgün kullanabilir.
• Geri geri yürüyebilir.
• Renkli kalemle karalamalar yapabilir.
• Koşabilir.
• Reddetmeyi en sevdiği tutum haline getirir.
• Evin içinde size “yardımcı” olur.
• Parmaklarını dudaklarına “şşşş” yapmak için götürebilir.
16 aylık • Kitabın sayfalarını çevirebilir.
• Hayal kırıklığına uğradığında hırçınlaşır.
• Yumuşak oyuncak veya bir objeye bağlanır.
• Tırmanabilmenin keyfini çıkartır.
• Üç küpü üstüste koyabilir.
• Kaşık ve çatalı kullanır.
• Objelerin düzgün kullanımını öğrenir. ör:telefon
• Kendi kendine üstündeki bir kıyafeti çıkartabilir.
• Yemekler konusunda seçici olmaya başlar.
• Gün içi iki uykudan bire geçer.
17 aylık • Altı kelimeyi düzgün kullanabilir
• Taklit oyunlarını sever.
• Üstüne binilen oyuncakları sever.
• Oyuncak bebeklerini besler.
• Daha anlaşılır konuşur.
• Topu aşağıdan atabilir.
• Müzikle dans eder.
• Oyuncakları renk, şekil,büyüklüklerine göre ayırabilir.
• Topa ileri doğru ayağı ile vurabilir.
18 aylık • Levha nitelikli çocuk kitaplarını kendi kendine okuyabilir.
• Rahat karalama yapabilir.
• İki kelimelik cümlecikler veya tabirler kurabilir.
• Yardım ile dişlerini fırçalayabilir.
• Dört küpü üstüste koyabilir.
• Topu kaldırarak yukarıdan atabilir.
• Oyuncakları parçalarına ayırıp tekrar biraraya getirebilir.
• Tuvalet eğitimine hazır olduğunun ilk işaretlerini verir.

Kaynak : Babycenter.com

Tags: , , , , ,

dsc03537aSoru : 14 aylık bebeğin fiziksel, sosyal ve duygusal gelişimi nasıldır ? Cevap :

Çocuğunuz nasıl büyüyor ? : Çocuğunuz bugünlerde yeni beceriler kazanıyor — güle güle diyerek el sallamaktan bardaktan su içmeye kadar. Ama büyüklerin masa düzeni ve adetleri üzerine hiçbir katılımları yok ve tabii ki bu çok normal . Daha onun için bu gibi düzen, adet konuları çok erken. Yemek yemek tecrübe edilerek öğrenilir, ve bu dönemde çocukların öğrenme süreçleri biraz dağınıktır. Kısacası bırakın kendi kendine kaşık kullanmaya çalışsın, bezelyeler yere düştüğünde, yumurta parçaları etrafta uçuştuğunda ne olur görsün.

Hayatınız nasıl değişiyor ? : Çocuğunuzun ne yiyeceği konusunu kendisine bırakırken, onu herhangi bir şey için durdurmanız da bu dönemde pek mümkün olmaz. Neden ? Bu yaşta sizin “hayır” dediğiniz hemen hemen herşey çocuğunuz için çok caziptir. O yüzden kendi rahatınız için evinizi mümkün olduğunca güvenlikli hale getirin, alçak dolapları kilitleyin, kırılacakları ortalıktan kaldırım, vs.

Ebeveynlere tavsiye : Bir “çocuk köşesi” yaratın ve sadece onun oyuncaklarını içine koyabileceğiniz bir dolap hazırlayın. Bu dolabın içini onun keşfetmekten keyif alacağı zararsız oyuncak, eşya, objelerle doldurun. Dönem dönem de doabın içindeki ıvır zıvırı tazeleyin. – buna bayılacaktır-

Fiziksel gelişim : Pratik yapmak mükemmelleştirir

Eğer çocuğunuz birkaç hafta, hatta aydır yürüyebiliyorsa, gün geçtikçe kendine güveni artmakta ve hareketlenmektedir. Onun nasıl hareketlerine hakim olmaya başladığını gözlemleyin veya düşmeden nasıl bir oyuncağını yerden alabildiğini izleyin. 14 aylık bebekler ayrıca nesneleri bir yerden başka bir konuma hareket ettirmeyi severler, evde sandalyeleri, kutuları, güçlerinin yettiği herşeyi itmekten asla yorulmazlar.  Aslında çocuğunuz sürekli kendi fiziksel yeterliliklerini test etmektedir. Örneğin sürekli koltuk, sandalyeye, merdivene tırmanmaya çalışır. Onun bu heyecanını yakından gözleyin.

Çocuğunuz şu aşamada bir topu size yuvarlayabilecek koordinasyonu kurabilir veya siz ona yuvarladığınızda topu yakalayabilir. Topla beraber yere tam onun karşısına oturun, önünüzdeki en az beş dakika boyunca o bu oyunla meşgul olacaktır. Yuvarlamak ve yakalamak oldukça karmaşık yeteneklerdir, bu yüzden başlangıçta çocuğunuz koordinasyonu kuramazsa endişelenmeyin. Bu tip oyunlar içindeki insan ve obje faktörleri ile bebeğinizin fiziksel dünyayı keşfetme ihtiyacının birer parçasıdır.

Eğer çocuğunuz henüz yürümediyse meraklanmayın, zaman yakındır. Siz farkında olmadan bir bakacaksınız etrafta sizi takip etmeye başlamış. Unutmayın bebeklerin en erken 9 aylık, en geç 18 aylık yürümesi normaldir.

Neler yapabilirsiz ?

Eğer çocuğunuz artık rahatça yürüyebiliyorsa ve biryerlere tırmanmaya çalışıyorsa, ona keşfedebileceği bir “köprü” hazırlayın. Kenarları yuvarlanmış 10 cm genişliğinde, bir metre uzunluğunda bir tahta levha alın ve yere koyun. Çocuğunuzun elinden tutarak onu bu köprüden geçirmeye çalışın. Bir ayağını diğerinin önüne atabilmek çocuğunuzun yürürken dengesini sağlamada mükemmelleşmesini sağlayacaktır. Eğer tahtanın iki kenarına yastıklar koyarsanız düşmek bile eğlenceli hale gelecektir.

Hatta çocuğunuza düşmenin bile pratiğini yaptırabilirsiniz. Birden çok yastığı öbek haline getirin ve bebeğinizin onların üstünde zıplayıp düşmesini sağlayın. (Tabii ki oyunu ilk başta siz ona gösterin, eminiz bu oyuna bayılacak). Kendine güveni arttıkça yastıklar üstünde koşmaya ve kendini yastıkların üstüne atmaya başladığını göreceksiniz.

Eğer bu aşama için hiçbirşey yapamıyorsanız ve çocuğunuz fiziksel yetersizliğinden hayal kırıklığına uğramış görünüyorsa ona sabit itmeli bir oyuncak alın, mesela arkadaki sopasından tutarak itebileceği bir tren vagonu. Bunun dışında çocuğunuzun genel motor becerilerine arttırabilmek için yastıklar veya alçak kutular üstünde yuvarlanabileceği mekanizmalar yaratabilirsiniz.

Bütün bu aktiviteleri yaparken evinizdeki bütün güvenlik önlemlerini alın. Bütün güvenlik önlemlerini alıp almadığını test etmenini en iyi yolu bütün evinizi oda oda dizleriniz ve elleriniz üzerinde yani bir bebek boyutu ile gezmektir. Çok katlı bir evdeyseniz merdivenlere güvenlik kapıları koyun, kırılabilir eşyaları etraftan, masaların, sehpaların üstünden kaldırın, prizleri kapatın, masa köşelerine koruma koyun. Mutfak ve banyodan özellikle uzak tutun.

Diğer gelişmeler : Dokunma duyusunun, el ve parmak hareketlerinin hassaslaşması

Bu dönemdeki çocuklar dokunmaya bayılırlar. Hatta mümkün olduğunca çok şeye dokunmak ve hissetmek isterler; bir ağacın kabuğu, ev hayvanları, musluktan akan su … Eğer dokunmanın bu dönemdeki bebeğin en önemli öğrenme aracı olduğunu ve dokunarak değişik objeleri ezberleyebildiğini unutmazsanız, belki bu sizin 14 aylık bebeğiniz ne zaman bir şeye elini uzzatsa “dokunma” demenizi engeller.

Oyun 1 : Çocuğunuzun dokunma duyusunu kontrollü geliştirebilmenizin bir yolu birçok farklı obje çiftini bir bez torbaya koymaktır, mesela ucu açılmamış iki kalem, iki parça kumaş, iki deniz kabuğu, vs., çeşit ne kadar artarsa o kadar iyi. Bu çiftli objelerden birini torbaya koyun. Sonra çocuğunuzun karşısına oturun ve torba dışında kalan objeleri keşfetmesi için onu yönlendirin. Ardından torbanın içindeki objeleri almasını ve dışarıdaki eşi ile çiftleştirmesi sağlayın.

Oyun 2 : Kutuları, oyun sepetleri, içi dolu olan herşeyi boşaltmak halen en sevilen oyunlar arasındadır. Ama 14 aylık bir bebek artık daha ince hareketler yapmak peşindedir. Mesela o kendi ayakkabısını giymeye çalışır ama beceremez ve yardım talep eden jestlerde bulunur. Bunun yanızda objeleri istediği gibi manipule etmeyi de sever; oyun küplerini bir kutuya tıkıştırır, mandalları mandallıktan çeker.

Oyun 3 : Çocuğunuza el ve parmak hareketlerini çalıştırabilmesi için açılan, kapanan kapıcıklar, pencerecikleri olan pano yapın. Panoyu yaparken kullandığınız sürgüler, mandallar, kısacası marangozluk malzemeleri birbirinin aynı olmasın ve gerçek evinizdeki kapılarda kullanılanlara benzemesin. Çocuğunuz pano üzerindeki mekanizmalarla istediği gibi oynarken ana motor becerilerini mükemmelize eder.

Sosyal ve duygusal gelişim : Yanlız başına

14 aylık bebeğinizi parkda gözlemleyin, onlar genelde yanlız takılırlar. Sosyalleşmek henüz bebeğinizin çok da peşinde olduğu birşey değildir. Bu dönemde bebekler henüz başka bebeklerle parallellik göstermesi gereken oyunlara girmezler. Akranı ile yanyana oynasa bile birinin elindeki oyuncak çok çekici olmasıkça birbirleri ile fazla ilgilenmezler.

Bu durum sizin için biraz hayal kırıklığı yaratırken, aslında çok normal bir hareketttir.  Bu dönemdeki bebekler akranlarını oyun arkadaşı, hatta insan olarak bile görmez. 14 aylık bebekler kendi dünyasının merkezinde olduğu için, o başka çocukları itilebileceğini, çekilebileceğini , onlara bir oyuncak gibi davranılabileceğini düşünür.  Onun için tek önemli olan şey “onun ne istediğidir” , aynen onunla yaşıt diğerlerinin de düşündüğü gibi.

Neler yapabiliriz?

Eğer çocuğunuz diğer çocuklarla hatta kardeşi ile iletişime geçmiyorsa, bu onu bir oyun topluluğu, müzik sınıfı veya aktivite grubuna sokmak için en uygun zaman olabilir. Çocuğunuza farklı sosyal ortamları tanıtmak, onun daha rahat iletişime geçmesini ve okul öncesi dönemde sosyalleşmesini sağlayabilir.

Oyun bahçesine tekrar gidişinizde çocuğunuzun diğer çocuklarla iletişime geçebileceği yerleri arayın. Bu alanlarda oyuncaklar “herkese” aittir yani oynamak için sıra beklemek gerekir.

Evet, bu dönemde çocuklar oyuncaklar için çekişebilir, kim önce oyun parkında sallanacak diye kavga edebilir ama çok hızlı bir şekilde etrafta daha birçok eğlencenin olduğunu da farkederler. Veya, eğer sizin çocuğunuz yaşında bir çocuğu olan arkadaşınız varsa, ikisini birlikte boş bir banyo küveti içine sizlerin gözlemi eşliğinde koyabilirsiniz. Göreceksiniz çok kısa sürede gerçekten eğlenmeye başlayacaklar.

Diğer Gelişmeler : Öğrenmek için oynamak ve yabancı korkusu

Bu dönem çocuklar için oyun oynamak yolu ile öğrenmek diğer video, bilgisayar, televizyon veya herhangi başka bir elektronik araç ile öğrenmekten daha önemlidir. Oyunlar sayesinde çocuklar sekiller, renkler, bulunduklar alan, kardeşleri veya arkadaşları ile ilişkilerini öğrenirler.  Yumuşak pofuduk oyuncakları ile interaktif yeteneklerini geliştirirler. Yeni kelimeler öğrenirler, hayal güçlerini çalıştırmayı ve henüz kelimelerle ifadelendiremedikleri duyguları ile yaşamayı öğrenirler. Korkuyu öğrenirler, örneğin yerden yukarı tırmandıkları bir durumda veya yukarıdan aşağı kayarlarsa heyecanlanmayı öğrenirler. Oyun oynamak çocukların işidir ve sizinki ne kadar çok oynarsa o kadar faydalıdır.

Hala yabancılardan korkuyor mu? Anne ve baba dışındaki insanlardan şüphe duymak bu dönem çocuklar için çok normaldir. Zaman içinde çocuğunuz bu korkulardan sıyrılacak ( yabancılar hakkında süpheci olmak aslında çok da kötü bir şey değildir ! ), bu aşamaya kadar işte size korku ile başrdrbilmek için birkaç ipucu;

• Eğer çocuğunuz “iyi niyetli” ve ona sarılıp, öpmek isteyen bir yabancıdan utanıyorsa, arkadaşınıza ilişkiyi kurma sürecini biraz yavaşlatırsa çocuğunuzu rahatlatabileceğini belirtebilrsiniz.

• Yabancıların bulunduğu ortamda sinirli ve rahatsız hisseden çocuğunuza sarılın, sizin rahatlığınız güvenli bir ortamda olduğnu bir süre sonra ona da hissettirecektir.

• Çocuğunuza değişik insanları farklı ortamlarda tanıtın. Sizin hayvanat bahçesinde, markette bir yabancı ile nasıl konuştuğunuzu görsün. Sizin yabancılar yanında rahat olduğunuzu görmesi onun korkularını yenmesine yardımcı olacaktır.

• Çocuğunuzu asla zorlamayın. Eğer aile büyüklerinizden birinden korktu ise çocuğunuzu söz konusu kişiye yaklaşması için sakın zorlamayın. Bir kişi ile ilişkiye girmesi için zorlamaktansa, onu rahatlatmaya çalışmanız çocuğunuz kendisini daha güvende hissedecektir. Ayrıca onun tehlikeli bir durumda kaldığında kendi içgüdülerine güvenmesini de  öğrenmesine yardımcı olursunuz.

Konuşma ve anlama gelişimi : Tekrar ve tekrar söyleyin …

14 aylık olan bebekler söyleyebildiklerinden daha fazla kelimeyi anlayabilir. Onların söyleyebildiği kelimeler üç ile beş arasındadır; anne, baba, mama veya diğer basit kelimeler top, su, ama hergün de yeni kelimlerin anlamlarını öğrenir. Kelime dağarcığına yenilerini ekledikçe göreceksiniz ki bu yeni kelimeleri kullanmak için fırsat arar. Bir kere “top” diyebildikten sonra size gösterip tekrar tekrar söyleyebilmek için etrafta sürekli top arar,  – kitaplarda, televizyonda-sokakta-

Neler yapabilirsiniz ?

Tekerlemeler, aptalca şarkılar, reklam müzikleri çocukların favorileridir. Eğer 14 aylık bebeğiniz birkaç kelime söyleyebiliyorsa, onu sizin ardınızdan “fış fış kayıkçı …” gibi basit şarkıları tekrarlaması için cesaretlendirdin. Şarkıdaki seslere aşinalığı arttıkça ilk defasında bir sesi, sonra bir kelimeyi, siz hiç farketmeden bir bakacaksınız sizinle şarkıyı bile söyleyebilecektir.

Eğer 14 aylık bebeğiniz henüz fazla kelime söyleyemiyorsa, ona dilin diğer iki kazanımı ile yardım edebilirsiniz. Çocuğunuzla konuşurken, ses tonunuzu, yüz ifadenizi, el jestlerinizi farklılaştırın, bunlar çocuğunuzun kelimenin anlamını kavramasında yardımcı olacaklardır. Onunla konuşurken göz temasında olunki sizi dinlemeyi öğrensin. Ve o konuşmaya çalışırken müdahale etmeyin, sabırla dinleyin ve gözlerinin içine bakın.

Diğer gelişmeler : Jestlerle iletişim kurmak, saklambaç eğlencesi

Artık çocuğunuz ihtiyaçlarını hareketleri ve birkaç kelime ile belirtebiliyor, ona iletişim kurmada kullanabileceği “araçlar” da gösterin. Size dışarı çıkmak istediğini göstermek için ceketini veya müzik dinlemek için size bir CD getirebilir. Çocuğunuz kendi istediğini anlatabilmek için çok uğraşır. Bu arada onun anlamını bilmediği birçok kelime söylediğini duyabilirsiniz. ( artık bu aşama küçük papağanınızın yanında kötü sözler söymemeniz gerektiğini farkedersiniz. )

Çocuğunuzun insanları, yerleri, olayları hatırma becerisi her geçen gün gelişiyor. Bu ay iki aşamalı isteklerinize bile karşılık verebilir, örneğin “odana git ve ayakkabılarını ( çorap, oyuncak) getir” .

Saklambaç halen  en eğlenceli oyundur, özellikle arayan 14 aylık bebeğiniz ise.  İşte size onun kahkahalara boğulmasını sağlayabilecek bir alternatif : Ona bir oyuncak gösterin ve sonra onu cebinize koyun ve ona oyuncağın nereye gittiğini sorun. Artık çocuğunuzda oyuncağın ortalıkta gözükmemesinin tümüyle yokolduğu anlamına gelmediğini farkedecek düşünce gücü var. Oyuncağı sakladığınız cebinize veya çantanıza ulaşabilmek için kıvranacak. Hatta küçük oyuncakları onun cebine saklayabilirsiniz. ve onu çıkarmaya çalışırken ne kadar eğlendiğini görebilirsiniz.

Kaynak : Babycenter.com

Tags:

Yazar Çizer Yaprak

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
28
Şub

dsc03760dsc03761a

Dün market alışverişi yaparken gözüme yukarıdaki oyuncak ilişti. İçeriğinde mıknatıs ile manyetik parçalar olan ve Yaprak gibi küçük bebekler için tehlikeli nitelik taşıyan bu küçük yazı ve çizim tahtasını herşeye rağmen almaya karar verdim. Benim sıkı gözetimim ile severek oynayacağını düşündüğüm oyuncağa Yaprak’ın ilgisi beklediğimin de üstünde oldu. Tahtayı paketinden çıkartıp birkaç örnek çizim yaptıktan sonra oyuncağın kalemini minik böceğe verdim. Kalemi nasıl tutacağını bilemeyen Yaprak’ı yönlendirmeye çalışsam da sonunda kendine has bir tutuş keşfetti. Yukarıda da görülebileceği gibi kalemin tepesindeki minik halkadan baş ve işaret parmakları ile (!) kavradığı kalemi tahtanın üstünde oynatmaya başladı. Tahtanın altındaki silme fonksiyonunu henüz öğrenebilmiş değil ama ilk fotoğrafta da görüldüğü gibi üçgen ve kalp şeklindeki iki damga ile yazma alanı üstünde izler çıkarmayı hemen kavradı. Şimdi merakla kalemi ne zaman düzgün tutmaya başlayacağını takip edeceğim. Düzgün tutar tutmaz da minik canavara renkli kalemler, boyalar alacağım. :)

Tags: ,

Yaprak’dan İki İlk Daha

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
22
Şub

dsc03700adsc03704adsc03710a

Uzun süredir etrafa dağılmış oyuncakları toplarken “topla, topla, etrafı topla, oyuncakları topla” şeklinde sesli olarak Yaprak’a ne yaptığımı anlatmaya çalışıyordum. Yaprak’dan ise benim bu eylemime katkı hiç olmamıştı, ta ki bugüne kadar.

Bugün koltukta oturmuş Yaprak’ın oyuncaları ile oynayışını seyrederken etrafın dağınıklığı beni rahatsız etti ve yerimden kalkmadan minik böceğe “lütfen şu oyuncaklarını topla Yaprak” dedim umutsuzca. Aaaaa bir baktım bizimki başladı teker teker küçük parçaları yukarıdaki sepetine doldurmaya. Şaşırdım ve “aferin , ne güzel topluyorsun” dedim. O da güldü ve bana göstere göstere toplamaya devam etti. Sanırım başardım, aylardır yüzlerce kez tekrarladığım “topla, topla, topla, topla” fiili sonunda kızım tarafından anlaşıldı :)

İkinci ilkimiz ise öğleden sonra yaşandı. Ayakta dururken kafasının üstüne sanki takla atacakmış gibi eğilen ama sonra vazgeçerek tekrar doğrulan Yaprak bugün ilk defa takla girişimini kazasız belasız gözlerimin önünde tamamladı. “Kuşummm takla attın, takla attın” diye sarılıp öptüm kızımı ama o bu başarısını ne kadar anladı bilemiyorum.

Tags:

Jeanne d’Arc ve Küheylan

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
21
Şub

dsc03696a

Daha önce de yazdığım gibi Yaprak’la gün içinde oynadığımız oyunlardan biri, belki de minik böceğin en çok eğlendiği “Jeanne d’Arc ve Küheylan”. Bu oyunda anne olan ben “Küheylan”, Yaprak  “Jeanne d’Arc” rölünde. Tabii acaba Jeanne d’Arc’ın Küheylan isminde bir atı var mıydı bilmiyorum :P ama bizim senaryomuzda olaylar bu ikilinin etrafında gelişiyor.

Bizim hikayemizde Jeanne d’Arc ve Küheylan dünyadaki kötülüklere karşı cesurca savaşıyorlar. Yaşadıkları coğrafyada bir aşağı bir yukarı dolanıyorlar, etrafa dağılmış büyük engelleri (oyuncaklar)  aşarak ‘aynada’ karşılarına çıkan masum ana-kızı kurtarıyorlar. Bu mücadelede Küheylan’nın her ne hikmetse dizleri perişan oluyor. :(

Tags: ,

Beklenen Video: Yaprak’ın Dansı

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
20
Şub

Britney Spears’nı “Womanizer”ı eşliğinde Yaprak’ın dans performansını izliyoruz. Annesi 10 tam puan veriyor aşkına. Minik bocuk biraz daha büyüsün, ana-kız dans grubu kuracağız, ismine de Yaprak ne isterse onu koyacağız, sonra durdurabilen durdursun bizi :D

Tags: , ,

Tencere Tava Nescafe 3ü1 Arada

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
20
Şub

dsc03688dsc03689dsc03690dsc03691a

Yaprak’ın gün içinde yapmayı en sevdiği şeylerden biri evdeki açabildiği bütün dolapları karıştırıp yere indirmek. Bu dolapların en başında da tencerelerin yer aldığı mutfak dolabımız bulunmakta. Her ne kadar minik böceğin açmaması için önüne engeller koysamda ( ör. su damacanası) bazen canavar bütün engelleri geçiyor ve hedefine ulaşabiliyor. Geçtiğimiz gün de yine muzaffer bir şekilde elinde iki tencere kapağı karşıma geçti. İlk başta başladı kapakları birbirine vurmaya. Bu çok ahenkli ( ! ) müzik resitalinden sonra kapakları fırlattı ve bir torba içinde tuttuğum Nescafe 3ü1 aradaları masanın üstünden kaptı. Sonrasında da yukarıdaki manzaraları yaşadık. Yaklaşık beş dakika boyunca tencere kapağı “3ü1 arada”larla doldu, boşaldı, doldu boşaldı, sonra canımız sıkıldı, kapak bir yana, “3ü1 aradalar” dört bir yana savruldu ve başka bir muzurluk arayışıyla hızla ayağa kalkılarak evin içinde turlamaya başlandı. Bundan sonra piyango açıkta unutulmuş bebek yağı ve kremlerine mi , kütüphanedeki kitaplara mı, yoksa bitkilerin yapraklarına mı vurur onu Tanrı bilir ? :D

Bu da olay anına ait yamuk videomuz, izleyebilene aşkolsun !

Tags:

Parkda Taşkınlık Yasak Yaprak Hanım !

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
19
Şub

dsc03678adsc03682

Dün hava güzel olunca Yaprak’la yine pusetimizi almadan, elele sokağa çıktık. Yaprak bu elele dolaşmak olayından çok keyif alıyor. İlk beş dakika minik parmağı ile her gördüğünü işaret ediyor, sokak hayvanları, saksılar, arabalar … bir de sağımızdan solumuzdan geçen insanlara öyle bir bakıyor ki, söz konusu kişiler Yaprak’la ilgilenmeden, bir gülüş atmadan geçemiyorlar. Sosyal böcek Yaprak …

Dün yürüyüşümüzün ilk durağı Akaretler Şairler Sofası’ndaki oyun parkıydı. Bol bol salıncakta sallandık, kaydıraktan kaydık. Yan salıncaktaki 9 aylık bebekle iletişim kurmak için çatladık ama bebek pek yüz vermeyince vazgeçtik. Şairler Sofası’ndan sıkılına yokuş yukarı yürüye yürüye Maçka Parkı’na gittik. Maçka Parkı’nda elini özgürlüğe kavuşturan Yaprak hızını alamayıp istikamet belirsiz şekilde koşuşturmaya başladı. Ben de elimde kamera onu çekmeye uğraşırken bir baktım parkın güvenlik görevlisi bizimkini yakalamış, ” bu ne ? nereye gideceğini şaşırmış bebek, düşüp bir yerini acıtacaksın” diye onu uyarıyor. “Biz parkımızda böyle taşkınlıklara izin vermiyoruz, benim olduğum yerde asayiş berkemal, ya kurallara uyarsın ya da çıkış kapısı bu tarafta” … :P

Tabii bizimki alıştı, protestoymuş, taşkınlıkmış, azdı canım, Yaprak bebeğe disiplin şart !!! ;) … siz bir de şu an prosesdeki dans videomuzu görün, anlayacaksınız nasıl bir enerji bombası oldu canavar !

Tags:

Yaprak’dan Kaşıklı Protesto

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
18
Şub

dsc03665a

Yaprak bu sabah büyük bir hışımla eline geçirdiği kaşığı etrafa doğru sallayarak bağırmaya başladı. Adeta bir miting alanında haksızlıklara karşı çıkan idealist gibi. Peki neydi Yaprak’ın ideali ? Yeni bir oyuncak, güzel ayakkabılar, istediği herşeyi karıştırabilmek, bulduğu her nesneyi dilediği gibi ağzına atabilmek mi? … hayır … onun ki bir zaruriyetin protestosuydu çünkü annesi haince kahvaltı zamanını geçirmiş ve bebeğini zalimce aç bırakmıştı. Sonuçta bu bebek bağırıyordu :

” mamaaaaaaaa, mammaaaaaa, annnniiiiiiii, mamaaaaaaaa”

Tags:

Yaprak İshal Oldu, Koltuğa Tırmandı !

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
17
Şub

dsc03653adsc03658adsc03654adsc03661a

Yazımızın başlığı biraz garip oldu ama bugünün en önemli gelişmeleri bunlardı.

Yaprak’ın dün akşam başlayan sulu kaka yapma hali, bu sabah tamamiyle ishale dönüştü. İlk defa böyle bir durumla karşılaşıyor olmaktan dolayı biraz panikledim, şaşkınlaştım. İlhan havuç suyu vermemi söyledi. Internetten de “bebeklerde ishal” başlıklarını araştırıp, hızla okuduktan sonra ilk müdahalemi bir fincan taze havuç suyu sıkıp Yaprak’a içirerek yaptım. Ardından muz da yedirdim. Öğle yemeğinde yoğurtla karıştırılmış pirinç lapası, akşam da haşlanmış patates vereceğim. Ayrıca haşlanmış tavuk eti de menümüzde olacak. Gün boyunca havuç ve elma suyu vermeye devam edeceğim. Minik kuşumun poposu sık sık yıkanmaktan kıpkırmızı kesildi. Hemen pişik kremimizi de devreye aldım. Bakalım ne zaman geçecek ishal, dilerim bebeğimi fazla hırpalamaz :(

Günün güzel ama ilk gördüğümde beni yine panikletip, şaşırtan gelişmesi  sabah saatlerinde gerçekleşti. İshal olayı sonrası telaşla Yaprak’a havuç suyu sıkarken, “minik böcek acaba ne yapıyor?” diye kontrol amaçlı arkamı dönüp Yaprak’ı koltuğun tepesinde ayakta durmuş bana bakarken görünce donup kaldım. O bir saniyelik “donma” süresince aklıma ilk gelen şey koltuktan kafa üstü yere düşüp kafasını yaran ablam Başak oldu. Ardından benzer Yaprak’lı bir sahne gözlerimin önünden geçti ve koltuğun üstünde bana gülerek bakan Yaprak’a öyle seri bir hamle yaptım ki, ben bile şaşırdım. Bu, siz deyin ‘indiriş’, ben diyeyim ‘kurtarış’ belki hayatımızda bir ilkdi ama son olmayacağı kesin. İşin komik tarafı Yaprak’da “koltuğun üstüne tırmanmak” bedensel başarısının farkında ve bu başarısını tekrarlamaya fazlasıyla hevesli. Galiba bundan sonra arkamı Yaprak’a bir dakika bile dönmeyeceğim.  Sevineyim mi, üzüleyim mi bilemedim. Ah kuzucuğum, neden kendi kendine tırmandığın kadar, inmeyi de başaramıyorsun ki ? ;-)

Tags: ,

Yaprak’dan Son Gelişmeler

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
15
Şub

dsc03575dsc03648a

Yaprak bir yaşını geçtikten sonra hergün yeni marifetleri ile bize büyük mutluluklar yaşatıyor. Ben gün boyu merakla neler yapacak diye bekliyorum desem abartmış olmam. Babası da, ben de onun hayal gücünü destekleyebilmek amacıyla zararlı olmadıkça istediği hiçbir şeyi Yaprak’dan esirgemiyoruz. Ben kütüphanemdeki kitapları yere devirmesine bile izin verir oldum son zamanlarda, yeterki kitapları yırtmasın !

Yaprak’ın 14 ayına girdiği son haftalarda neler yaptığını sıralayacak olursam;

* Şu aralar Yaprak’tan duymayı en sevdiğim kelime “anniiiii” ve artık bilerek söylüyor. “Babaaaa, baba” diyor ama annenin eski versiyonu gibi, henüz kişileştiremiyor.

*Artık göz, burun, ağız, kulak, saç kelimelerini çok rahat ayırtedebiliyor. Örneğin göz deyince kendi gözünü, benim gözümü veya pofuduk oyuncaklarından herhangi birinin gözünü gösterebiliyor.

*Ayakkabısını, çorabını getirmesini istediğimde etrafta onları aranmaya başlıyor, bulabilirse yere oturup kendi giymeye çalışıyor. Beceremeyince de bana bakıp gülüyor. Aynı şekilde beresini de kendi giymeye çalışıyor. Yeni aldığımız neredeyse Yaprak boyutlarındaki bebeğinin kafasındaki sapkayı da takıp çıkartmayı çok seviyor.

*Yaprak suyu hiçbir zaman biberonla içmedi, hep bardaktan verdim. Artık çok susadığında damacananın yanına gidip su istiyor veya ben su içerken o da kendi payına düşeni üstümdekileri çekiştirerek istiyor.

*Tuvalet eğitiminin başlangıcı olarak tuvalette bana eşlik etmesine izin veriyorum. Sonuç olarak artık tuvaletten içeri adım atar atmaz “çişşşşşş” demeye başlıyor. Arada kendi kendine durp dururken “çişşşş” derse düşünüyorum, belki de o da çişşşş dediği anda ihtiyacını gideriyor. Yani sanırım artık Yaprak birşeylerin farkına varıyor. 8)

*Sabah gözümüzü “mamaaaaa, mamaaaaa” bağırtıları ile açıyoruz, canavar avaz avaz acıktığı ve kahvaltısını etmek istediğini söylüyor.

* İlk defa geçen gün puset almadan, elele sokağa çıktık ve ilk bakkala, oradan da hava güzel olduğu için markete gittik. Bizim ki bu tabanvay gezintiye bayıldı. Sokaktan geçen insanlarda da büyük tezahurat aldı. Yol boyunca gördüğümüz köpek ve kedilere takıldı, hele köpeğe dönüp dönüp bakmaktan bizi yürüyemez hale getirdi.

* Herhangi bir müzik duyar duymaz ayağa fırlayıp kendi etrafında başı dönüp düşene kadar dönmesine bayılıyoruz. Kızım büyüyünce semazen mi olacak nedir? :D

* Artık eline verilen bikuvilerin hepsini bir anda ağzına atmıyor. Yavaş yavaş parça parça ısırarak yiyebiliyor. Bence bu çok iyi bir gelişme.

* Televizyon dendiğinde hemen televizyona bakıp ardından kumandayı aranıyor. Kumanda aleti elinde olursa da kanaldan kanala rastgele geziyoruz :)

* Artık kendi kitapları dışında evdeki ince sayfalı dergilerin de sayfalarını teker teker açmaya çalışıyor. İncecik sayfaları açmakta çok zorlansa bile uğraşıyor da uğraşıyor. Sonunda beceremezse sıkılıp sayfaları yırtmaya kalkıyor. :)

* “Uyku” dediğimde kendi kendine yatak odasına gidiyor.

* Bu aralar yastıkların üstünde, altında onlarla debelenmeye bayılıyor. O sırada kendi kendine konuşuyor. Ben de hiç rahatsız etmiyorum onu.

* Yabancılardan fazla çekinmiyor, hele kendisine yakın yaşı olan okullu çocuklarla iletişime geçmeye bayılıyor. Ama aynı şeyi erkekler için söyleyemeyeceğim. Yaşı büyük erkeklere karşı büyük bir utangaçlığı var, Starbucks da otururken kızların masalarından ayrılmıyor, erkeklerin olduğu masalara ise asla yanaşmıyor. İnsanoğlu bebekken demekki karşı cinsi algılıyor. Bana çok ilginç geliyor bu durum. ;)

* Artık gerçek telefon kulağına tutulduğunda karşıdan gelen konuşmalara “aaaa, uuuu” gibi tepkiler veriyor.

* Artık ev içinde nerelere dokunmasından hoşlanmadığımı biliyor ve mesela çöp kutusunun durduğu dolabın yanındaysa beni bakıyormuyum diye kontrol ediyor, eğer gözgöze gelirsek ve ben ona doğru bir adım atarsam gülüp deli gibi kaçmaya başlıyor.

* Gün içinde sırtıma binip dolaşmaktan çok hoşlanıyor, yani ben bir çeşit “küheylan” oluyorum … ne harika :P

* Yaprak yeni aldığımız hem basit bir org, hem de müzik kutusu olabilen oyuncağını pek sevdi. Tuşlarına basıp çalan müzikle kah dans ediyor, kah elinde oyuncak bir aşağı, bir yukarı evde dolanıyor. Bu arada ben de oyuncağı arada ele geçirirsem orgunda bildik melodileri çıkarmaya çalışıyorum. Ana kız paylaşıyoruz oyuncağı kısacası :D

* Son bir haftadır topla oynamayı keşfettik. Yere karşılıklı oturup kimi zaman birbirimize top yuvarlayarak, kimi zaman da atarak ( onunkiler henüz biraz isabetsiz olsa da) güzel vakit geçiriyoruz. Ayrıca kendi başına topuna ayakla vurup, sonra topu takip edip tekrar vurarak bir çeşit futbol oynamaya da başladı.

* “Öpücük” dediğimde dudağını öpücük vermek üzere uzatıyor ve minik kızımla öpüşüyoruz veya eğer elinde bebek varsa öpücük dediğimde bebeğini öpüyor.

* İlk kez 14 ay, 1 hafta, 4 günlük iken kendi kendine koltuğa tırmandı ve beni şok etti. Bundan sonra sırtımda da gözlerim olması gerekecek. !

* İlk kez 14 ay, 2 hafta, 2 günlük iken “oyuncaklarını topla”  talebimi yerine getirip, kendi kendine, etrafa saçılmış oyuncaklarını sepetine doldurmaya başladı ve ilk kez takla attı.

* Beni gıdıklamak, banyo küvetinin içindeyken suyu ağzıyla köpürtmek gibi kendine yeni oyunlar keşfediyor.

* Kendi, benim veya oyuncaklarının burunlarını göstermekle kalmayıp artık “buuuuuu” diyor. :)

Yeni gelişmeleri 14. ayımız boyunca bu yazıya eklemeye devam edeceğim.

Tags:

Dedemize Özel

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
10
Şub

dsc03639

Bu sabah saat 08:00′de babam, Yaprak’ın biricik dedesi, ayağında çıkan kemiği aldırmak üzere Amerikan Hastanesi’nde ameliyata girdi. Büyük bir operasyon olmamasına rağmen dün gece sanırım hepimiz bu cerrahi müdahale nedeniyle huzursuzluğumuzun doruklarındaydık. Hatta ailenin kedisi Zeytin bile hiç alışkanlığı değilken babamın yanında  uyumuş gece. Annem bu durumdan çok rahatsız olmuş, ne de olsa kedilerin sezgileri çok kuvvetlidir. Neyse ki babamın güleryüzlü ve hoş sohbet doktoru Doç. Dr. Onur Tetik başarılı geçen operasyon sonrasında dedemizi yanımıza, odasına sağ salim çıkarttı. Aşağıdaki fotoğraflarda görebileceğiniz gibi odasında babamın ilk ve gün boyunca bizi bırakmayan sadık ziyaretçileri hastanenin bakteri ve mikrop kaynağı olan güvercin ve martılardı. Babamın bir diğer ziyaretçisi bizi yönlendirmeleri ve gösterdiği yakın ilgisi ile yanlız bırakmayan Amerikan Hastanesi’nin yöneticilerinden sevgili arkadaşım Tolga Güngör’dü. Buradan ona tekrar teşekkür etmek istiyorum. İçimden bir ses geniş, konforlu ve nefis manzaralı odamızı ona borçlu olduğumuzu söylüyor. Datça komşularımızdan sonra akşama doğru gelen dayım ve yengem de sohbetimize sohbet kattılar. Babam yarın eve çıkıyor ve doktorumuzun söylediğine göre ayağının iyileşmesi iki ayı alırmış.

Bebeklerin zorunlu olmadıkça hastane ortamına girmemesi gerektiğinden minik böceği gün boyunca babannesine teslim ettik. Her ne kadar yolda, araba içinde kusma gibi bir olumsuzluk yaşanmış olsa da, Yaprak hanımın güzel bir gün geçirdiği akşam eve döndüğünde her halinden belliydi. :)

Bu arada babannesi ve kuzenleriyleyken son zamanlarda hiç kullanmadığı “anne” kelimesini tekrarlaması beni çok mutlu etti. Kendi kendime kızımın evdeki fotoğraftan bağlantı kurarak, bana duyduğu özlemi dillendirdiğine karar verdim. :)

dsc03644dsc03643

Tags: , , , ,

Yaprak’ın Saçlarını Kestik!

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
7
Şub

dsc03625a

dsc03599a

Evet, böylece Yaprak’ın ilk kuaförü ben oldum. Ne büyük şeref … :)

Yaprak’ın saçları fazlasıyla püskül püskül uzamış durumdaydı. Kötü olan saçlarının uzaması değil, minik canavarın saçlarına taktığım toka veya lastiklari beş dakika içinde çıkartarak yine darladuman vaziyette etrafta dolaşmaya devam etmesiydi. Yaklaşık bir aydır Yaprak’ın saçlarını kestirmek, en azından çarpık çurpuk olan taraflarını düzelttirmek üzerine düşünüyordum. Dİğer taraftan etrafımdaki bazı kişiler doğumdan beri Yaprak’ın saçlarına dokunmamış olmamı eleştiriyor, kestirirsem daha gür ve kuvvetli çıkacağını söylüyorlardı. Bu söylem pek bana inandırıcı gelmiyordu ve ayrıca bambaşka bir şey için kaygılanıyordum. Hepimizin başına geldiği gibi kuaförün önüne saç kestirmek için oturmaya görün, makaslarının pek ölçüsü olmadığı için kendizini “kuşa” dönmüş bulursunuz sıklıkla. Saçlarının kesildiği belli olan bebeklerinde durumları yetişkilerden farklı olmuyor. Hepsi, kız erkek farketmeden üç numara asker traşı gibi çıkıyor kuaförün ellerinden. Belki bütün bu saydıkların bahane, aslında kızımın saçlarını ilk kez “ben” kesmek istiyordum ve geçen sabah birden sigortalarım attı, Yaprak’ı mama sandalyesine oturtuverdim.

Bizimki başına gelecekleri anlamadı tabii. Ona “saçlarını keseceğim” dedim. Saç kelimesini bildiği için başladı elleriyle saçlarını karıştırmaya. Ben tarıyorum, o karıştırıyor. Bizim kesim seansımız adeta güreşe döndü. İlk başta kahkülleri düzellttim. Ardından yanları, en son arkaları. Kestiğim saçları da bir zarfa koyup ağzını kapattım, üstüne de bu ilk kesimin tarihini yazarak doğum defterimizin arasına kadırdım.

Minik böcekle yaşadığımız boğuşma sonunda elde ettiğim sonuçtan şahsen çok memnunum. Babasına sorsanız “çok kesmişim”. O uzun saç hastası olduğu için uçlarından aldığın bir parmaklık tutamlar bile fazla geldi. Eh, öncesi aşağıda, sonrası yukarıda, hangisi iyi siz karar verin …

dsc03529a1

Tags: ,

Maçka Parkı Sütlü Kahve Durağı

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
4
Şub

dsc03548a

Bugün ablam Başak ile yeğenim Eda Ankara’ya döndüler. Öğlen onlara veda etmek üzere anneannelere gittik. Sonrasında babamız bize katıldı ve bu güneşli İstanbul gününde beraber yemek yedik. Babamızı ofisine bıraktıtan sonra Maçka Parkına oyun bahçesine gittik. Yaprak ilk başta salıncakta sallandı sonra 3-4 yaşlarındaki Amelia ile oynadı, onun karşısına geçip “cici, cici” yaptı, peşinden koşturdu, onunla kaydırakta eğlendi. Amelia Yaprak’la çok ilgilendi, babasına hep Yaprak için “şimdi ne demek istiyor? şimdi ne yapıyor?” diye sorması çok tatlıydı. Sonra çocuk bahçesine Timur ve annesi geldi. 17 aylık olan Timur’u bizimki hemen gözüne kestirdi ve tahterevallide sonunda onu yakaladı. İki anne bebeklerimiz tutarak onları bol bol güldürdük. Yaprak Timur’un tekerlekli oyuncağını kapınca çıngar çıktı. Bizimkine benzeri bir oyuncak almam gerektine bir işaretti bu sanırım.

Bir saat kadar oyun bahçesinde kaldıktan sonra eve doğru yürüdük. Hava çok güzel olduğu için pek eve girmekte istemiyordum. Bu nedenle son molamızı Maçka Parkının tepe bölümündeki Sütlü Kahve’de vermeye karar verdim. Yolumuz üzerinde bizi hoş bir sürpriz bekliyordu. 5-6 yıl önce işe aldığım fakat sonrasında aramızdan ayrılan eski bir iş arkadaşımla karşılaştım. Ben sobet edip, Türk kahvemi yudumlarken Yaprak etrafta özgürce koşuşturdu, hatta fazlasıyla özgürleşip beni deli etti. Bir ara park içindeki damgalı sokak köpeği ona doğru atılınca ben kocaman bir çığlık attım. Minik böcekte bu dev tüy torbasından ürktü. Doğrusu Yaprak’ın ne kadar hızlı büyüdüğünü bir kere daha farkettim o etrafta gezinirken bugün ve şaşkınlıkla dolu büyük bir mutluluk duydum :)

dsc03553adsc03552a

Tags:

Fotoğrafların “Annesi”

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
3
Şub

dsc03543adsc03547

Yaprak’ın kelime haznesini geliştirmek için gün boyunca bayağı uğraşıyorum. Evdeki objeleri isimlendirmenin ötesinde özellikle “anne-baba” yı öğrenmesi için bir havada takla atmadığım kaldı desem yeridir. Başlarda bilinçli veya bilinçsizce “anne” diyen kızım maalesef son zamanlarda bu kelimeyi kullanmayı bıraktı. Ben de hafızasını canlandırmak için evdeki çerçeve içindeki aile resimlerini kullanmaya başladım. Parmağımla kendimi gösterip “anne”, İlhan’ı gösterip “baba” diyordum. Sonra parmağımla kendimi gösterip “anne,anne” gibi tekrarlar yapıyordum. Fakat hedef yine şaştı ve şimdi anne dediğimde bana değil direkt fotoğraflara gidip parmağı ile beni işaret ediyor minik böcek. “Kızım” diyorum “ben buradayım”, ıhhh bizimkinde -tık- yok. Nasıl olacak, ne zaman olacak bilemiyorum ama ben kızımın bana “anneeeee” demesini çok istiyorum ve özlemle bekliyorum …

Tags: